İSTANBUL daki Yapıların yüzde 70’i ruhsatsız,

TUNA ÇAKICI İTÜ İNŞAAT 1974 TC BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI PROJE KONTROL MÜŞAVİRLİĞİ A: GB P:441 GSM:0535.7180163 tunacakici@mynet.com

İSTANBUL daki Yapıların yüzde 70’i ruhsatsız, yüzde 90’ında bozuk malzeme kullanılmış. 7 şiddetindeki depremde ayakta kalmaları imkânsız.


 


325 yılından bu yana büyüklükleri 7 ile 9 arasında değişen 13 büyük deprem yaşayan İstanbulda çarpık yapılaşmanın sürmesi ve elle tutulur bir önlem alınmamasıyla ilgili Meclis’te soru önergesi verildi.

 

 CHP İstanbul milletvekili Sacid Yıldız’ın soru önergesini cevaplayan Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın açıklamaları ise İstanbul’un olası bir depremde ne denli büyük tehlike altında olduğunu gözler önüne serdi.

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nce yaptırılan araştırmaya göre, İstanbul’daki yapıların yüzde 70’i ruhsatsız.

 

Binaların yüzde 90’ında ise standart dışı malzeme kullanılmış. Yapıların %64’ünde korezyon (aşınma) yaşanıyor. %16’sında ise yaşlanmaya bağlı yıpranma var, %25’inde de zeminden dolayı sorunlar tespit edildi.

 

Bu durumdaki yapıların çoğunun büyük bir depremde ayakta kalmasının imkansız olduğu belirttiliyor.

 

Yetkililer,Türkiye ekonomisinin kalbi olan İstanbul’un yakın çevresindeki nüfus yoğunluğu, yapı stoku, fabrika ve sanayi kuruluşlarının sayıları göz önüne alındığında olası depremde yaşanacak çöküntünün, gerekli önlemler alınmazsa altından kalkılamayaçağına da dikkati çekiyorlar.

Kamu binalarına onarım


Öte yandan Bakan Özak, kamu binaları, hastane ve okulların halinin de iyi olmadığını sürratle güçlendirilmeleri gerektiğini söyledi.

 

Özak, bu yıl içerisinde İstanbul’daki 250 okulun güçlendirileceğini de belirtti. 165 bin öğrenci ve öğretmene hizmet edecek olan 102 okulun güçlendirmesinin yıl sonu itibarıyla biteceğini belirten Özak, 11 okulun ise yıkılıp yeniden yapılacağını açıkladı.

 

Bayındırlık Bakanı, Emniyet ve Jandarmaya ait 193 binanın da güçlendirilme projesi kapsamına alındığını da sözlerine ekledi.

Her 7 binadan biri gecekondu


İstanbul’daki çarpık yapılaşmanın sonucu ortaya çıkan gecekonduların yapımına ise bir türlü mani olunamıyor.



Zaman zaman gerçekleşen yıkımlar ise devede kulak kalıyor. Neredeyse 7 binadan birinin gecekondu olduğu İstanbul’da, gecekondu sayısının 200 bini aştığı belirtiliyor. Ancak Belediye’nin resmi rakamlarına göre sayı 182 bin 476. Son yıllarda yasa dışı yapıldığı için yıkılan gecekondu sayısı ise 2 bini buluyor. Büyükşehir belediyesi’nin yaptığı yıkımlar en çok, Baltalimanı ve Alibeyköy’de yoğunlaşıyor.

Politikacılar hatalı


Yasa dışı ve kaçak gecekondular 1950 yılından beri İstanbul’un en büyük ekonomik, sosyal ve politik sorunu olarak göze çarpıyor. Büyük bir depremde bu gecekonduların hangilerinin yıkılmadan kalacağı sorusuna ise cavap bulunamıyor.

Sağlıksız yapı stokları artıyor


Başta İstanbul olmak üzere, şehirlerimizin en önemli sorunlarının başında sağlıksız yapı stoğu geliyor. Bu tür yapılaşma deprem gibi afetlerle mücadelede o şehrin gücünü yok ediyor.



Sağlıksız yapı stoğu şu şekilde oluşmakta: Yasal olmakla beraber fiziksel eskimeye maruz kalmış yapılar. İmar afları-ıslah planları çerçevesinde gelişmiş konutlar.Yasadışı sağlıksız yapılar. Ruhsatlı olmakla birlikte yasadışı eklentileri olan yapılar. Terkedilmiş sanayi-depo-antrepolar.

İlk deprem hastanesi hazır



Haydarpaşa Numune Hastanesi bahçesinde 2115 metrekarelik alana yapılan Türkiye’nin ilk deprem hastanesi, hizmete hazır hale geldi. 360 yataklı hastanede yapılan helikopter pisti ile hava yolu ulaşımı da sağlanabilecek. 110 poliklinik odası bulunan deprem Hastanesi’nde ayrıca 4 acil ameliyathanesi, 13 yataklı yoğun bakım ünitesi, 6 yataklı yanık ünitesi, 15 yataklı hemodiyaliz ünitesi, kan bankası, radyoloji biyokimya mikrobiyoloji ünitesi bulunuyor. 200 tonluk su deposuna sahip hastanede, kesintisiz güç kaynağı ile 20 dış, 250 iç hat olan telefon santrali de mevcut.

 

İSTANBUL "büyük bir deprem"e hazırlıklı olmalıdır.

Bilinmelidir ki; eğer Istanbul yıkılırsa, Türkiye çok önemli ve kıymetli insan kaynaklarının büyük bölümünü yitirecektir. Bu can ve de mal kayıpları, Türkiye'yi en az 30 yıl geriye götürür.. Eğitim görmüş, lisan bilir mühendisler, doktorlar, hukukçular, ekonomistler, medya mensupları gibi toplumun elit kesimleri bir gitti mi, yerine kolay kolay insan gelmez.. En az 30 yıl ister aynı seviyede insan gücüne kavuşmak.. Bu kıymetli insan kaynağının maddi değeri rakkamlara sığmaz..

Insan kaynağımızı korumak için, Istanbul'daki binalar tek tek kontrolden geçirilmelidir. Türkiye'yi, Avrupa Birliği'ne taşıyacak olan bu nesildir.

Ne var ki, binaların kontrolden geçirilmesi kolay değildir. Herşeyden önce, çok daireli bir apartmandaki bozuk asansörün tamiri için bile yeterli parayı vermeyen/veremeyen birçok kişi, bu kontrol için gereken parayı vermekten kaçındıkları için, aymaz bir tutumla, bina kontrolüne karşı çıkmaktadırlar.

Gerçekten de bu kadar parayı kimse kolay kolay veremez.. Zaten günümüzdeki ortalama gelir düzeyi belli, harcamalar belli, enflasyon belli..

Ancak.. Evet, ancak bir çözüm var..

Bizleri, uygun olmayan zeminlere yapılmış kalitesiz binalarda yaşamaya mahkum eden devlet, bu kusurunu hiç olmazsa hafifletmek için, bu kez, "Zararın neresinden dönülse kârdır" deyip, bir karar almalıdır.. Zemini uygun olmayan yerleri imara açan devlet, binaların projelerini denetlemeyen devlet, uygulamanın projeye uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlemeyen devlet, imar afları ile projesiz, kalitesiz, çürük yapıların iskana açılmasına izin veren devlet, bu hatalarını bir nebze de olsa, tazmin etmelidir. 

Bunun için;

  • Konutların kontrolü mecburi olmalıdır.
  • Kontrol için yapılan masrafların tamamı vergiden düşülmelidir. Kişi ister ücretli olsun, isterse serbest meslek sahibi, bu iş için ödediği meblağı, vergisinden düşmelidir.
  • Kontrol sonucunda binanın tamiri ya da yıkılarak yeniden yapılması durumu söz konusu olursa, bu iş için de yapılacak masraflar vergiden düşülmelidir.  

Vergiden düşmek, devletin daha az vergi alacağı anlamına gelir ama unutulmamalıdır ki, bu sayede depremden daha az kayıpla çıkacak olan Türkiye, kendisine gelecek veren ve vergi vermekte olan "vasıflı insan kaynağı"nı kaybetmemiş olacaktır. Altın yumurtlayan tavuğu, kaybetmemiş olacaktır. Geleceği kurtarmış olacaktır. Ayrıca, işi yapacak olanların ödeyecekleri vergi de devlete gelir olacaktır.

Bir işe başlamak, bitirmenin yarısıdır. Dünyayı kateden bir yürüyüş, tek bir adımla başlar..

Vakit geçirmeden, devletin depreme karşı korunma önlemlerini hayata geçirmesinde çok büyük yarar vardır.

 

UNUTMAYIN, DEPREM KAÇINILMAZ BIR FIZIK KANUNUDUR!
ÖNEMLİ OLAN DEPREME LANET YAĞDIRMAK DEGIL,
DEPREM ÖNCESI VE SONRASI İÇİN TEDBIRLI OLMAKTIR!

DEPREME KARŞI BİNALARIMIZI GÜÇLENDİRELİM

BİNALARIMIZI 2007 DEPREM YÖNETMELİĞİNE UYGUN HALE GETİRMELİYİZ

 

• Firmamız resmi ve özel kurumlara ait binaların depremsellik incelemelerini, güçlendirme

projelerini yapmaya devam etmektedir.

• Halen oturduğunuz mevcut binanız yeterince güvenli mi?

• Bina alırken alacağınız binayı firmamız mühendislerine kontrol ettirebilirsiniz.

• Firmamız mevcut binanızı tetkik eder, gerekli durumda güçlendirme projesi hazırlar,

güçlendirme projesini uygular

 

YAPI DENETİMİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

ŞANTİYE ŞEFLİĞİ HIZMET SÖZLEŞMESİ İÇİN

ŞANTİYE ŞEFLİĞİ YAPILIR

 

TUNA ÇAKICI   İTÜ 1974

TC

BAYINDIRLIK VE İSKAN BAKANLIĞI

DEPREM PROJE KONTROL MÜŞAVİRLİĞİ

A: GURUBU P:441

BAKIRKÖY-İSTANBUL

tunacakici@gmail.com  GSM:0535.7180163

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !